Gaffar Okkan'ın Katili JİTEM mi?

İsveç’te yaşayan eski JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan, 11 yıldır çözülemeyen Gaffar Okkan suikastıyla ilgili müthiş itiraflarda bulundu.

Aygan, yasadışı işlere karşı olan eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Okkan’ın, takip ettirdiği JİTEM yapılanmasını deşifre ettiğini belirtti.

Uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit olan eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın, Ergenekon sanığı Albay Arif Doğan’ın “Ben kurdum” dediği JİTEM yapılanmasını deşifre ettiği ortaya çıktı. Adı birçok faili meçhul cinayetle anılan JİTEM’in kirli işlerini öğrenen Okkan, bu karanlık teşkilatı mercek altına almış. İnternet üzerinden yayın yapan Mkurd TV’ye konuşan eski PKK itirafçısı ve JİTEM üyesi Abdülkadir Aygan, Gaffar Okkan suikastının üzerindeki sır perdesini aralayacak önemli bilgiler verdi.

“JİTEM’İ TAKİP ETTİRİYORDU”

Aygan, yasadışı işlere karşı olan Okkan’ın, JİTEM’in korkulu rüyası haline geldiğini söyledi. Okkan’ın Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne atandıktan sonra kendilerine göz açtırmadığını anlatan Aygan, “Gaffar Okan JİTEM’i baya takip ettiriyordu. Bu insan hukuk dışı işlere karşıydı. Yani insanın suçu varsa, kanuni yollardan işlem yapardı. Polis zanlıyı getirir, savcılığa çıkarır. Savcılık da ya tutuklama talebinde bulunur ya da serbest bırakır. Okkan bu yasal prosedürü uyguluyordu. Ceza alıp almayacağını adli makamlara bırakırdı. Hiç kimsenin kendi başına bu PKK’lıdır, bu Hizbullahçıdır diye yakaladığı şahsı hücrelerde işkenceyle sorgulama hakkına sahip olmadığına inanıyordu. Bu zihniyette biriydi. Bu nedenle JİTEM’i sıkıştırıyordu” dedi.

“İSİMLERE KADAR HER ŞEYİ OKKAN’A ANLATMIŞ”

Okkan’ın, kendisi gibi PKK itirafçısı ve JİTEM elemanı olan Muhsin Gül adlı şahsın verdiği ifadelerle JİTEM’in bütün faaliyetlerinden haberdar olduğunu belirten Abdülkadir Aygan, “Bizim gibi eski PKK’lı, itirafçı dediğimiz Muhsin Gül adlı arkadaşımızı Emniyete almışlardı. Sorgulamada çözülen Muhsin, JİTEM’in kirli faaliyetlerini deşifre etmişti. Özellikle JİTEM Grup Komutanı’nın adını vererek, isimler vererek, yer ve olay göstererek her şeyi anlatmıştı. Onun polisteki ifadesinin bir nüshasını ben de görmüştüm” şeklinde konuştu.

“O ELEMANI ORTADAN KALDIRDILAR”

JİTEM mensuplarının kendilerini sıkıntıya düşüren bu ifadelerinden dolayı Muhsin Gül’ü ortadan kaldırdığını dile getiren Aygan, şunları söyledi: “JİTEM o ifadeden sonra o çocuğu ürkütmeden halletmenin yoluna gitti. Çocuğu çağırdılar, görevler verdiler. Sanki bir şey olmamış gibi davrandılar. Ve en sonunda bir gün Mahsun Gül benim yanıma gelecekti. O gün büroda bir dosya hazırlıyordum. Meşguldüm. Bir ara lavaboya gitmek için koridora çıktım. O sırada Muhsin’in, onların Harekat Merkezi dedikleri, Diyarbakır TİM Komutanlığı’nın Harekat Merkezi’ne girdiğini gördüm.”

“HAREKAT MERKEZİ’NE GİRDİKTEN SONRA KAYBOLDU”

O günden sonra Gaffar Okan’a JİTEM’in iç yüzünü anlatan Muhsin Gül’den bir daha haber alınamadığını ifade eden Abdülkadir Aygan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha sonra işim bitince eve gittim. Akşam da bir arkadaşın mekânına uğradım. Orada bana bir telefon geldi. Arayan Muhsin Gül’ün kardeşiydi. Kardeşi Muhsin’i arıyormuş. Benim yanıma gelip gelmediğini sordu. Kendisine ‘Benim yanıma gelmedi ama JİTEM’e, Harekat Merkezi’ne girdiğini gördüm’ dedim. Bu konuşmanın ardından JİTEM’e telefon açtım. Kızdılar bana. ‘Sen nasıl söylersin buraya geldiğini’ diye. O çocuk o günden sonra kayboldu.”

JİTEM’İ JİTEM’E SORMUŞLAR!

Diyarbakır’ın Suriçi semtinde JİTEM’in karargahı olarak bilinen binanın bahçesinden 19 kafatasının bulunmasını da değerlendiren eski JİTEM elemanı Aygan, 90’lı yıllarda JİTEM’in yargı makamlarını bile etkisi altına aldığına dikkat çekerek, “O dönemde de kayıp yakınları zaman zaman dilekçelerle Diyarbakır’daki Jandarma Merkez Komutanlığı’nın nizamiyesine geliyorlardı. Onlar da JİTEM’e yönlendiriyorlardı. Fakat JİTEM’dekiler ‘Böyle biri yoktur. Görmemişiz, tanımıyoruz’ diyorlardı. Kayıp yakınları yakındaki adliyeye de gidiyorlardı. Bazıları yine savcılık tarafından JİTEM’e yönlendiriliyordu. Fakat hiçbirine ‘buradadır, biz almışız’ gibi bir şey söylemediler” diye konuştu.

11 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN O KARANLIK ELLER BULUNAMADI

Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001 tarihinde kent merkezinde yanındaki 5 polis memuruyla birlikte pusuya düşürülerek şehid edilmişti. Diyarbakır halkı, sevdikleri emniyet müdürünün katledilmesine kepenk kapatıp yürüyüş yaparak tepki göstermişti. Üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen Okkan suikastı hâlâ çözülmüş değil. Kamuoyu, tetiği çekenlerin arkasındaki karanlık güçlerin bir an önce adalet önüne çıkarılmasını bekliyor.

Erol Metin/ Yeni Akit